Resen Vergi Kaydı Silinen Mükellefler İçin Geçmişe Yönelik Beyanname Verilmesi

Resen vergi kaydı silinen mükellefler geçmişe dönük matrah ve KDV tutarlarının, farklılığını tespit ettikleri halinde, geçmişe dönük beyanname verme konusu sürekli tartışılan bir konudur. Bu konuda farklı uygulamalar olsa dahi, resen kaydı silinen mükellef, bağlı olduğu vergi dairesine başvuruda bulunup, uygun görüldüğü takdirde beyanname verme şansı doğacaktır.

Bununla ilgile yazılan bir makaleyi sizlerle paylaşmak istedik.

Alıntı : 

Resen vergi kaydı silinen şirketlerin veya gerçek usulde gelir vergisi mükelleflerinin vergi kayıtları idare tarafından iç genelgeye dayalı olarak kapatıldığı görülmektedir.

Ne var ki vergi kaydı kapatılan mükelleflerin şu veya bu nedenle geçmişe yönelik herhangi bir KDV, muhtasar veya diğer beyannamelerinin verilmesi uygulamada olanaksız hale gelmektedir.

  1. Mükellefin vergi kaydının resen idare tarafından kapanması neticesinde kapanış tarihinden önceki dönemler ile ilgili herhangi bir beyanname verilmesi olanaksızdır. Örneğin, mükellefin idare tarafından vergi kaydının 2017 Eylül itibariyle kapatıldığını varsayalım. Buna göre, bu mükellefin 2017 mayıs ayında verilmesi gereken muhtasar beyannamesinin verilmediği tespit edilmiştir. Bugün itibariyle 2017 yılı muhtasar beyannamesi verilmek istendiği takdirde bu beyanname mükellefin vergi kaydının kapatılmış olması nedeniyle verilememektedir.
  2. Aynı durum yukarda yer verilen mükellefin muhtasar, KDV ve gelir vergisi, kurumlar, damga vs. beyannameleri için de söz konusudur.
  3. İdare tarafından resen kapatılan gerçek ve tüzel kişi mükelleflerle ilgili şirketin faal olduğu dönemlerle ilgili BA-BS, diğer bildirimler konusunda da kapatılan mükellefin açık ve faal olduğu dönemlerle ilgili verilmeyen beyannamelerin resen terk olduğu tarihten sonra artık verilemez hale gelmektedir.
  4. İdarenin resen terk olan mükelleflerle ilgili gerek bu mükellef ve gerekse ilişki içerisinde olduğu diğer mükellefler bağlamında karşılıklı beyan bildirim, BA-BS formu gibi konularda düzenleme yaparak ilgili iç genelgelerle yeniden düzenlemesi gerekir [1].
  5. Resen terk olan mükelleflerle ilgili ticaret odası, bağlı odalar, defte tasdiki vs konularında da bu mükelleflerin aleyhine işlemler yapılabilmektedir. örneğin, resen terk olan şirket adına fatura gelmesi, yasal haklarını kullanabilmesi açısından 3. Kişilere vekalet verememesi, resen terk olan şirketten malzeme alan iyi niyetli alıcıların mağduriyetleri dikkate alındığında ortaya çok ciddi sorunları çıktığı görülmektedir.
  6. Resen terk olan şirketlerin envanterinde bekleyen stok mallar, araçlar, makine ve teçhizatlar vs. varlıkların satılamayışı, satılsa bile bunlarla ilgili düzenleyeceği faturaların akıbeti alıcı iyi niyetli firmalar açısından sıkıntılar yaşamasına neden olabilmektedir.
  7. Resen terk olmuş şirkete önceki aşamalarda serbest meslek hizmeti sunan mali müşavirin veya avukatın muhtasar beyannameyle ilgili mahsuplarda yaşadığı sorunlar önemli boyutlara ulaşmıştır. Resen kapanan şirketlere hizmet vermiş olan avukatların stopaj mahsubu yönünden problem yaşadıkları sıklıkla görülmektedir.

[1]12.05.2016 gün ve 2016/2 sayılı Uygulama iç genelgesi ve ayrıca konuyla ilgili 2004/13 – 2009/3 sayılı iç genelgeler

Av. Nazlı Gaye Alpaslan, Hürses Gazetesi

Bu kategorideki diğer yazılar